Özerk Mimarlık Atlas LogoÖZERK Mimarlık
İmar Sorgula

Makale ve Haberler

Mimarlık vizyonumuz, teknik makalelerimiz ve sektördeki gelişmeler üzerine düşüncelerimiz.

Cover image for Mimaride Yapay Zeka Devrimi: Fırsatlar ve Geleceğin Tasarımı

Mimaride Yapay Zeka Devrimi: Fırsatlar ve Geleceğin Tasarımı

Yapay zekâ, mimarların mesleğini elinden alacak mı sorusu aslında “robotlar bizi işsiz bırakacak mı?” kaygısının mimarlıktaki versiyonu gibi.

Cevabı kısa: Hayır, ama bazı mimarlık pratiklerini köklü biçimde değiştirecek ve değiştirmeye başladı bile.

Burada mesele “yapay zekâ mı, mimar mı?” değil; “yapay zekâ kullanan mimar mı, kullanmayan mimar mı?” sorusuna dönüyor.


Bugün: Yapay Zekâ Zaten Ofiste

Mimarlıkta yapay zekâyı yalnızca ChatGPT veya Midjourney’den ibaret düşünmemek gerekiyor. Zaten yıllardır ofislerimizde olan birçok araç, temelde veri odaklı ve yapay zekâ destekli çalışıyor:

  • Parametrik tasarım ve analiz: Rhino + Grasshopper, gün ışığı, gölge, rüzgâr, ısı yükü gibi performans parametrelerini saniyeler içinde simüle edebiliyor.

  • Generatif tasarım: Autodesk’in generatif tasarım araçları, belirlediğiniz kriterlere göre (maliyet, gün ışığı, görüş açısı, enerji verimliliği vb.) yüzlerce, hatta binlerce alternatif üretebiliyor. Bu araçlar, özellikle karmaşık projelerde verimlilik ve sürdürülebilirlik için giderek daha çok kullanılıyor. (autodesk.com)

  • Görsel üretim ve konsept eskizi: Midjourney, DALL·E gibi metinden görsel üreten modeller; konsept aşamasında atmosfer, malzeme, form ve ışık senaryolarını hızlıca denemeyi mümkün kılıyor. Royal Institute of British Architects (RIBA) da bu araçların, ilk bakışta “yaratıcılığı öldürür” gibi görünse de, doğru kullanıldığında tasarımı zenginleştirdiğini tartışıyor. (riba.org)

  • Zaha Hadid Architects gibi büyük ofisler: ZHA, NVIDIA Omniverse ve çeşitli yapay zekâ araçlarıyla kendi iç tasarım yazılımlarını geliştirerek yarışma ve ön tasarım aşamalarında üretkenliği 2–3 kat artırdığını paylaşıyor. (Wallpaper*)

Kısacası, yapay zekâ mimarlık ofisine “girmedi”; uzun süredir içeride ve giderek merkezî role doğru ilerliyor.


Mimarın Yerini Alamamasının 3 Temel Nedeni

Yapay zekânın sınırlarını görmek için mimarlığın aslında ne yaptığını hatırlamak gerekiyor. Mimarlık, çizim üretmekten ibaret değil; üç temel insani alan burada kritik:

1. Kültürel ve sosyal bağlam

Tokyo’da genç profesyonellere yönelik mikro daire tasarlamakla, İstanbul’da çok kuşaklı bir aile için konut tasarlamak aynı problem değil. Mahalle kültürü, ekonomik gerçekler, politik iklim, yerel yönetim pratikleri gibi unsurlar, projeyi baştan aşağı değiştiriyor.

Yapay zekâ, veri üzerinden “benzer projeleri” görebilir, ama:

  • Mahalledeki kahve kültürünü,

  • İnsanların pencereden sokağı izleme alışkanlığını,

  • Misafir kabul etme ritüellerini

ancak bir mimar okuyup yorumlayabilir.

2. İnsan hikâyeleri ve duygusal zeka

Bir konut projesinde müşterinin çocukluk anıları, aile sofraları, birlikte televizyon izleme alışkanlıkları, evcil hayvanla kurulan ilişki bile plan şemasını etkileyebilir.

Bir hastane projesinde:

  • Kanser hastalarının bekleme sürecindeki psikolojisi,

  • Refakatçilerin yorgunluğu,

  • Hekimlerin dolaşım senaryoları

gibi veriler sayısallaştırılabilir, ama bunları “hangi mekân diliyle karşılayacağımıza” yine mimar karar verir.

3. Etik kararlar ve toplumsal sorumluluk

Özellikle kentsel dönüşüm, sosyal konut, kamusal alan projelerinde “ne yaptığımız” kadar “kimin adına yaptığımız” da önemlidir:

  • Yoksul mahalle yıkılıp orta sınıfa mı açılıyor?

  • Yeşil alan, gerçekten kamusal mı, yoksa kamusal görünümlü özel mülk mü?

  • Kentsel dönüşümde kimler yerinden ediliyor, kimler kazanıyor?

Yapay zekâ, bu süreçlerde veri sağlayabilir; risk analizleri, ulaşım senaryoları, enerji performansı çıkarabilir. Ancak “adil mi, doğru mu, sürdürülebilir mi?” kararını, politik ve etik sorumluluk taşıyan mimar verir.


Gelecek: İş Alanı Daralması Değil, İş Tanımı Değişimi

Soruyu biraz daha netleştirelim: “Yapay zekâ yüzünden mimar sayısı azalır mı?”
Muhtemelen bazı alanlarda evet, bazı alanlarda hayır.

1. Rutin işlerin otomasyonu

Aşağıdaki işleri yapay zekâ destekli yazılımların üstlenmesi kaçınılmaz görünüyor:

  • Tekrarlayan plan varyantları üretmek (özellikle seri konut projeleri)

  • Metraj, maliyet, keşif çıkarma

  • Çakışma analizleri, teknik koordinasyon (BIM tabanlı iş akışları)

  • Enerji, karbon ayak izi, gün ışığı gibi performans raporlarını hazırlama

BIM ve yapay zekâ entegrasyonu üzerine yapılan araştırmalar, erken tasarım aşamasında enerji verimliliğini artırmak, hata oranını düşürmek ve kaynak kullanımını optimize etmek için bu sistemlerin ciddi potansiyel taşıdığını gösteriyor. (ScienceDirect)

Bu ne demek? Aynı sayıda mimar, daha fazla projeyi, daha şeffaf ve ölçülebilir şekilde yönetebilecek.

2. Yeni uzmanlık alanlarının doğuşu

Tıpkı CAD ve BIM’in ortaya çıkışıyla “BIM uzmanı”, “görselleştirme uzmanı” gibi rolleri doğurması gibi, yapay zekâ da yeni mimar profilleri yaratıyor:

  • AI destekli tasarım stratejisti: Generatif tasarım, parametrik tasarım, optimizasyon ve veri analitiğini birlikte kullanarak işverenin bütçe, performans ve estetik hedeflerini aynı masada toplayan mimar tipi. (autodesk.com)

  • Sürdürülebilirlik ve karbon optimizasyonu odaklı mimar: AI + BIM ile yapı ömrü boyunca enerji tüketimi ve karbon salımını optimize eden, malzeme ve sistem seçiminde veri odaklı karar veren ekip üyesi. (MDPI)

  • Görsel ve konsept tasarımda AI küratörü: Midjourney, DALL·E gibi modelleri körlemesine değil, bilinçli prompt ve referans yönetimiyle kullanan; çıkan görselleri eleştirel süzgeçten geçirip mimari dile tercüme eden tasarımcılar. (DergiPark)

Bu rollerin her biri, klasik “AutoCAD bilen mimar aranıyor” ilanının çok ötesinde.

3. Küçük ofisler için fırsat

Yapay zekâ destekli araçlar, büyük ofislerin sahip olduğu bazı avantajları demokratikleştiriyor:

  • Önceden büyük bütçeler gerektiren render ve animasyon işleri, bugün çok daha düşük maliyetle üretilebiliyor.

  • Generatif tasarım araçları, tek mimarın bile büyük ofis seviyesinde sayıda varyant üretmesini sağlıyor. (csemag.com)

  • Enerji simülasyonu, gün ışığı analizi, rüzgâr yönü, ısı yükü gibi veriler için artık yalnızca uzman danışmanlara bağımlı değilsiniz; birçok analiz doğrudan tasarım masasına gelebiliyor.

Bu da aslında küçük ve orta ölçekli ofisler için rekabet gücünü artıran bir ortam yaratıyor.


Tarih Tekrar Ediyor: CAD Korkusu Yerini Uzmanlaşmaya Bırakmıştı

1980’lerde AutoCAD piyasaya çıktığında da benzer bir korku vardı: “Çizim teknisyenleri işsiz kalacak, mimara ihtiyaç azalacak.”

Oysa olan şu oldu:

  • Çizim süreci hızlandı, revizyon yükü azaldı.

  • Mimarlar daha karmaşık projelere girebilir hale geldi.

  • Ofislerde uzmanlaşma arttı; render uzmanı, detay çözen uzman, proje yöneticisi gibi yeni roller doğdu.

Bugün de yapay zekâ ile benzer bir eşiğin üzerindeyiz. Kağıt kalemin yerini CAD, CAD’in yerini BIM aldı; şimdi BIM ve tasarım araçlarının içinde yapay zekâ katmanı kalınlaşıyor. Meslek kaybolmadı, biçim değiştirdi.


Mimar İçin Stratejik Yol Haritası

Bu dönüşüm karşısında mimar ne yapmalı?

  1. Araçtan korkmak yerine onu “asistan” olarak konumlamak
    Yapay zekâya kaba plan şemaları, cephe fikirleri, kütle oyunları ürettirmek; bunları eleştirel gözle süzmek, sentezlemek.

  2. Veri okuma becerisini güçlendirmek
    Enerji raporları, karbon ayak izi analizleri, kullanıcı davranış verileri… Bunlar tasarıma girdi olacak. Okumayı bilmeyen mimar, “AI ne üretirse odur” noktasında edilgen kalır.

  3. Kendi mimari dilini ve etik çerçevesini netleştirmek
    Yapay zekâ, eline geçirdiğiniz güçlü ama nötr bir araçtır. Onu hangi ideolojik, etik, estetik çerçeveyle yöneteceğiniz mimar kimliğinizle ilgilidir.

  4. Sürekli öğrenme kültürünü ofise yerleştirmek
    Yeni çıkan AI araçlarını takip eden, iç eğitim yapan, deneme projeleriyle ofis içi know-how üreten ekipler öne çıkacak.


Meslek Bitmiyor, Sınav Zorlaşıyor

“Yapay zekâ mimarların işini elinden alacak mı?” sorusunun daha gerçekçi versiyonu şu:

Yapay zekâ kullanan, veriyi okuyan, etik ve bağlamı güçlü mimarlar; kullanmayanlara göre çok daha avantajlı bir konuma geçecek.

Yapay zekâ:

  • Tekrarlayan, rutin, mekanik işleri büyük ölçüde devralacak,

  • Performans ve sürdürülebilirlik hesaplarını hızlandıracak,

  • Görsel ve konsept üretiminde güçlü bir multiplier etkisi yaratacak.

Ama:

  • Yaratıcı sentez,

  • Bağlamsal okuma,

  • İnsan hikâyelerini mekâna dönüştürme,

  • Etik ve politik sorumluluk

konularında mimarın yerini alan bir sistem ufukta görünmüyor.

Dolayısıyla mimarlık mesleği ortadan kalkmayacak; fakat “sadece çizim yapan mimar” profili hızla tarihin tozlu raflarına kaldırılacak. Yerini, yapay zekâyı bilinçli kullanan, sürdürülebilirliği veriyle temellendiren, toplumsal bağlamı ve insan hikâyesini tasarımın merkezine koyan yeni bir mimar kuşağına bırakacak.

Yorumlar