Ali Özerk: Bir Mimarın Hikâyesi
Bazı insanlar yaşarken şehirlerine mimari eserler bırakır; bazıları ise o şehre bir ruh, bir bakış, bir ses kazandırır. Ali Özerk, Balıkesir’in mimari hafızasına yalnızca binalarla değil, düşünceyle, incelikle ve insan sevgisiyle dokunan isimlerden biriydi.
1959 yılında Balıkesir’de doğdu. Çocukluğu taşın, toprağın, kirecin ve ışığın iç içe geçtiği o eski sokaklarda geçti. Henüz bir lise öğrencisiyken, bir kentin kimliğini yalnız binaların değil, o binaların içinden geçen insanların oluşturduğunu fark etti. O günden sonra, mimarlık onun için bir meslek değil, bir yaşam biçimi oldu.
Genç yaşta gittiği Fransa’da, Lyon’un zarif kent dokusu ve modern mimari anlayışı, onun estetik sezgisini şekillendirdi. Ancak hiçbir zaman orada kalmadı. Çünkü Ali Özerk için mimarlık, “yerli kalmanın evrensel bir dili” idi. Dönüp geldi memleketine, Balıkesir’e. Ve belki de hayatının en büyük eserini orada verdi: kentle yeniden ilişki kurmayı.
Zahire Borsası binasından Balya Meydanı’na, Atatürk Mahallesi apartmanlarından Suresto yapısına kadar pek çok proje, onun detaycılığını, özenini ve mekâna duyduğu saygıyı taşıdı. Ama onu tanıyan herkes bilir; Ali Özerk için bir çizim masasındaki proje kadar, o projeye ilham veren bir sohbetin, bir yürüyüşün, bir kahve molasının da kıymeti vardı. Çünkü mimarlık onun için insanla konuşan bir eylemdi.
2014–2020 yılları arasında yürüttüğü Balıkesir Mimarlar Odası Başkanlığı, onun yalnızca bir tasarımcı değil, bir fikir insanı olduğunu kanıtladı. Baskılarla, kırılmalarla, ekonomik krizlerle dolu o dönemlerde bile hep aynı sözü söyledi:
“Mimarın görevi sadece bina yapmak değil, toplumun vicdanını inşa etmektir.”
Bu sözüyle bir kuşağa ışık oldu. Çünkü dik durdu, eleştirdi, ama hiçbir zaman yıkmadı. Birleştirdi, öğretti, paylaştı.
Ali Özerk, kentine ve mesleğine adanmış bir ömür sürdü. Sadece yapılara değil, insanlara da biçim verdi. Öğrencilerinin gözünde sabırlı bir öğretmen, meslektaşlarının gözünde güven veren bir dost, ailesi için ise sevgiyle dolu bir baba olarak hatırlandı.
Arkasında yüzlerce çizim, onlarca yapı ve en önemlisi, mimarlığa duyulan saygı ve zarafetle yoğrulmuş bir miras bıraktı.
Bugün Balıkesir’in sokaklarında dolaşırken, bir binanın cephesinde, bir meydanın ışığında ya da bir öğrencinin defterinde onun izine rastlamak mümkün. Çünkü Ali Özerk sadece binalar yapmadı — bir şehir duyarlılığı inşa etti.
“Her mimar biraz hayal kurar; ben o hayali yaşanabilir kılmaya çalıştım.” — Ali Özerk




